Ravi Zacharias: Rab’be Adanmış Bir Yaşam

Ravi Zacharias, Hindistan sokaklarında kriket oynamayı seven bir çocukken, annesi onu el falı bakan yerel bir kıyafet satıcısıyla tanıştırmak için çağırdı. “Geleceğinize bakarak diyebilirim ki Ravi, hayatınız boyunca çok fazla seyahat etmeyeceksiniz” dedi falcı. “Elinizdeki çizgiler bana böyle söylüyor. Yurtdışında sizin için bir gelecek yok.”

37 yaşındaki Zacharias, Billy Graham’ın daveti üzerine, 1983’te Amsterdam’da düzenlenen Uluslararası Gezici Müjdeciler Konferansı’nda vaaz verdiğinde, Hristiyanlığın entelektüel güvenilirliğinin önde gelen savunucularından biri olma yolunda ilerliyordu. Bir yıl sonra, “düşünenlerin inanmasına ve inanların düşünmesine yardımcı olma” misyonu ile Ravi Zacharias Uluslararası Hizmetleri’ni (RZIM) kurdu.

Kıyafet satıcının gelecek tahmini ile RZIM’in kurulması arasında, Zacharias Kanada’ya göç etti, Kuzey Amerika’da müjdeyi yaymaya başladı, Vietnam’daki askeri mahkûmlarla dua etti ve çöküşün eşiğinde Kamboçya’daki öğrencilere hizmet etti. Ayrıca Christian and Missionary Alliance kurumundan yeni mezun bir din görevlisi olarak eşi Margie ve büyük kızı Sarah ile beraber dünya çapında bir vaaz yolculuğunu üstlendi. İngiltere’de başlayan bu gezi, doğu yönünde Avrupa ve Orta Doğu’ya doğru ilerledi ve Pasifik Kıyılarında bitti; o yıl toplamda, Zacharias bir düzineden fazla ülkede yaklaşık 600 kez vaaz verdi.

17 yaşındayken bir intihar girişiminden dolayı Delhi’de bir hastanede yatan Zacharias, Elçi Yuhanna tarafından İncil’de kaydedilen İsa’nın sözlerini okuduğunda, hayatında bir dönüşümün doruk noktasındaydı: “Ben yaşadığım için siz de yaşayacaksınız.” (Yuhanna 14:19) Buna cevaben, Zacharias hayatını Mesih’e teslim etti ve hastaneden çıktığı takdirde, hakikatin peşinde koşmasına hiçbir şeyin engel olmayacağına dair dua etti. Zacharias’ın müjdenin gerçeğini bulduğu andan itibaren, onu paylaşmaya dair tutkusu son dönemine kadar alevlenerek sürdü. Zacharias kemoterapi gördüğü Teksas’taki hastaneden evine nakledilirken bile, İsa’nın umudunu ona yardımcı olan üç hemşireyle paylaşmaya devam ediyordu.

Frederick Antony Ravi Kumar Zacharias 1946’da Madras’ta, şimdiki adıyla Chennai’de dünyada “Kuşkucu” olarak bilinen, fakat Zacharias’in “Büyük Sorgulayıcı” olarak nitelediği Elçi Tomas’ın gömüldüğü yerin yakınlarında doğdu. Zacharias’ın Tomas’la olan yakınlığı, kendisinin de her zaman sorunun kendisinden çok, soruyu soran kişiyle daha fazla ilgilendiği anlamına geliyordu. Annesi Isabella bir öğretmendi. Zacharias doğduğunda İngiltere’deki Nottingham Üniversitesi’nde işçi-işveren ilişkileri okuyan babası Oscar, Zacharias’ın ergenliği boyunca Hindistan’da kamu hizmeti alanında çalıştı ve yükseldi.

Sıradan bir öğrenci olan Zacharias, o hastane yatağında müjde ile karşılaşana dek, kitaplardan çok kriket sporuyla ilgileniyordu. Bununla birlikte, genlerinde cesur, radikal bir inanç taşıyordu. Hindistan’ın Kerala eyaletinde, baba tarafından büyük-büyükbabası yirminci yüzyılın ilk Malayalam-İngilizce sözlüğünü üretmişti. Bu sözlük İncil’in ilk Malayalam çevirisinin de temel taşı olarak kullanılmıştı. Dahası, Zacharias’ın büyük-büyük-büyük-büyükannesi, Hindu rahipliğinin en yüksek kastı olan Nambudiri ailesine mensupken, Hristiyanlığa dönerek tüm aileyi şoka uğratmıştı. Bu inanç dönüşümüyle birlikte yeni bir soyadı, yani Zacharias aileye verildi ve soyunun diğer mensuplarında Hristiyan inancına giden yolu başlatan yeni bir yön oldu.

Zacharias, Rab’bin elinin ailesi üzerinde oluşturduğu deseni fark etti ve RZIM’e de aynı kuşaklararası ve kültürlerarası bir tavırla müjdenin özünü yansıtmayı aşıladı. Her konuşmacının, geçmişi ne olursa olsun, çağdaş bağlamda gerçeği sunduğu, kendi kişiliğinin ötesinde bir hizmet kuruluşu tasarladı. Zacharias, eğer bunu başarılabilirse, taşıdıkları bildirinin her zaman gerekliliğini koruyacağına inanıyordu. Kuruluşundan bu yana otuz altı yıl geçmesine rağmen, organizasyon hâlâ Zacharias’ın ataları için seçilen aynı ismi taşıyor. Ancak, bir zamanlar tek bir konuşmacı varken, şimdi dünya çapında her gün, her gece müjdeyi farklı toplantılarda paylaşan yaklaşık yüz yetenekli konuşmacı var; bir zamanlar Zacharias’ın evinden yönetilen bu organizasyon şu anda beş kıtada, 15 ülkede varlığı sürdürmektedir.

Zacharias’ın müjdeyi tüm uluslara götürme tutkusu ve telaşı Vietnam’da, 1971 yılının yazında iyice belirginleşti. Zacharias, Haydarabad’daki Mesih İçin Gençlik (Youth for Christ) organizasyonunun düzenlediği bir toplantıda vaaz ödülünü kazandıktan sonra, 1966’da Kanada’ya göç etmişti. İşte bu sırada Toronto’da daha önce uzun zaman Vietnam’da misyoner olarak çalışan Ruth Jersey, onun vaazlarını duydu ve onu Vietnam’a davet etti. O yaz, Zacharias – daha sadece 25 yaşındayken – kendini askeri üslerde, hastanelerde ve Vietcong hapishanelerinde vaaz vermek için savaş helikopteri ile ülke çapında uçarken buldu. Çoğu gece Zacharias ve çevirmeni Hien Pham silah sesleri içinde uykuya dalarlardı.

Uzak topraklara yapılan bir yolculukta, Zacharias ve yol arkadaşlarının arabası bozuldu. Yoldan geçen bir cip, yol kenarındaki yardım çağırılarını görmezden geldi. Sonunda motoru tamir edip yola koyuldular, fakat sadece birkaç kilometre ileride aynı ciple karşılaştıklarında, aracı devrilmiş halde ve kurşun delikleriyle dolu gördüler. Dört yolcu da ölmüştü. Zacharias, daha sonra bu anıyı şu şekilde yorumladı: “Tanrı bizim zamanımız henüz gelmemişse adımlarımızı durduracak ve ne zaman adım atmamız gerekirse, bize önderlik edecektir.” Bu olaydan sadece günler sonra, Zacharias ve çevirmeni altı misyonerin mezarlarının başında duruyorlardı; Vietcong ordusu bulundukları yeri basıp silahsız oldukları halde onları öldürmüştü. Zacharias bazılarının çocuklarını tanıyordu. Tıpkı bu örnekte olduğu gibi, Tanrı’ya bu derecede güven duyma ve yüksek risk alanlarında hizmet edenlerin yanında durma arzusu, RZIM’in ayırt edici özelliklerinden biri oldu. Kuzey Nijerya, Pakistan, Güney Afrika şehirleri, Orta Doğu ve Kuzey Afrika dâhil olmak üzere pek çok başka organizasyonun adım atmaktan çekindiği noktalarda Hristiyan müjdecilerine verdiği destek, bu mezar başı hatırasının günümüze yansıması olarak uzanabilir.

Bu Vietnam seyahatinden sonra Zacharias ve yeni evlendiği eşi Margie, Trinity Evangelical Divinity okulunda İlahiyat Yüksek Lisansı okumak için Illinois eyaletinin Deerfield kentine taşındılar. Burada genç çift Zacharias’ın sınıf arkadaşı William Lane Craig’den iki kat aşağıda oturuyorlardı. Mezun olduktan sonra Zacharias, New York’taki Alliance Teoloji Okulu’nda ders verdi ve hafta sonları vaaz ederek ülkeyi gezmeye devam etti. Tam zamanlı öğretmenlik, kapsamlı seyahatler ve vaizlik ile birleştiğinde, Zacharias’ın bu üç yılı Margie ile 48 yıllık evliliğindeki en zorlu zamanları olarak tanımlamasına neden oldu. Okuldaki öğretmenlik işinin onu ve vaazlarını, paylaştığı müjdenin umuduyla dönüşen hayatlardan daha fazla değiştirdiğini hissetti.

Bu noktada Billy Graham, 1983 yılında Amsterdam’da düzenlenen Uluslararası Gezici Müjdeciler Konferansı’nda  konuşması için Zacharias’ı davet etti. Zacharias, Graham’in kendisini tanıdığını ya da vaazlarının farkında olduğunu bile bilmiyordu. 133 ülkeden 3.800 müjdecinin önünde konuşmasına, “Mesajım oldukça zor…” cümlesiyle başladı.

Onlara dinlerin, yirminci yüzyıl kültürlerinin ve felsefelerinin “Mesih’in mesajı ile insanın zihni arasında büyük uçurumlar” oluşturduğunu anlatmaya devam etti. Konuşmasının içeriğinde daha da zor olan, korkusuyla ilgili aktardığı şu cümlelerdi: “Bazı müjdeleme yaklaşımlarında, karşımızdaki farklı dünya görüşüne sahip birisini küçük düşürmenin gerekli olduğunu ve eğer o kişinin değerli saydığı her şeyi yok etmediğimiz sürece ona Mesih’in müjdesini vaaz edemeyeceğimizi düşünüyoruz… Söylediğim şey şu ki, birisine ulaşmaya çalıştığınız zaman, o kişinin değerli saydığı şeylere karşı lütfen duyarlı olun.”

Bu konuşma Zacharias’ın ve tartışmasız inanç savunuculuğunun geleceğini değiştirdi ve her dünya görüşünün cevaplaması gereken köken, anlam, ahlak ve ahiret meselelerinin zor sorularını ele aldı. ABD’ye geri dönerken, Zacharias bu düşüncelerini Margie ile paylaştı. Bir meslektaşının ifade ettiği gibi, “Başkalarının itirazlarını ve sorularını terslenecek bir şey olarak değil, cevaplanması gereken, yüreklerinin bir çığlığı olarak gördü. İnsanlar çözülmeyi bekleyen mantık problemleri değildi; onlar İsa’ya kişisel olarak ihtiyaç duyan insanlardı.” Hiç kimse düşünenlere, sorgulayanlara ulaşmıyordu. Bunun üzerine, Zacharias ve Margie, düşünenlere bulundukları yerde erişmeleri ve toplumun fikirlerine yön veren kişilere ulaşabilmeleri için müjdeciler ve inanç savunucuları yetiştirmek üzere kuracakları bir organizasyonun ilk tohumlarını ektiler. Bu tohumlar, ilk yıllarında Zacharias’a aynı zamanda bir baba figürü gibi yakın olan işadamı DD Davis tarafından sulandı ve beslendi. RZIM organizasyonunun kurulmasıyla Zacharias ailesi Amerika’nın güneyine, Atlanta’ya taşındı. Bu aşamada ikinci kızları Naomi ve oğulları Nathan aileye katılmıştı. Atlanta, Zacharias’ın hayatının son otuz altı yılı boyunca evi olarak göreceği yer oldu.

Düşünenlerle yüz yüze görüşmek Zacharias’ın hizmetinin temel bir parçasıydı. Bu tür etkinlikler sonrası yapılan Soru-Cevap oturumları genellikle gece geç saatlere kadar sürerdi. Müjdeyi paylaşmaktan hiç çekinmeyen Zacharias 1980’lerde radyo dalgaları aracılığıyla yayın hayatına başladı. Sadece ABD’de değil, tüm dünyada birçok insan Mesih’in bildirisini ilk kez Zacharias’ın radyo programı Let My People Think (Bırakın Halkım Düşünsün) aracılığıyla duymaya başladı. Haftalık yarım saatlik dilimlerde yayınlanan bu programda Zacharias, Hristiyan bildirisinin ve İncil’in güvenilirliği, modern entelektüel akımların zayıflığı ve İsa Mesih’in eşsizliği gibi konular üzerine konuşuyordu. Bugün Let My People Think, 32 ülkede 2.000’den fazla istasyonda yayınlanmaktadır ve geçen yıl podcast olarak 15.6 milyon kez indirilmiştir.

Hizmeti büyüdükçe Zacharias’a olan ilgi de arttı. 1990 yılında babasının ayak izlerini takip ederek İngiltere’ye gitti. Cambridge’deki Ridley Hall’da bir inzivaya çekildi. Ailesiyle zaman geçirdiği bu dönemde aynı zamanda 28 kitabından ilkini, A Shattered Visage: The Real Face of Atheism (Parçalanan Bir Suret: Ateizmin Gerçek Yüzü) yazdı. Gezici hizmet yaşamının ağır temposunda, yazılarının en verimli dönemlerinin özellikle ailesi ve Margie ile beraberken olması tesadüfi değildi. Margie, Zacharias’ın kitaplarının her birine ilham verdi. Keskin gözleri ve kıvrak zekâsıyla, her el yazmasının ilk taslağını Margie okurdu. Son yayınlarından yılın en iyi İncil çalışması kategorisinde bu yıl Müjdeci Hristiyan Yayıncılar Birliği (ECPA) Hristiyan Kitap ödülünü alan “The Logic of God” (Tanrı’nın Mantığı) ve son kitabı ”Seeing Jesus from the East” (İsa’yı Doğudan Görmek) meslektaşı Abdu Murray ile yazdı. Bu listenin diğer kitapları arasında ECPA Altın Madalyon Kitabı Ödülü sahibi ”İnsan Tanrısız Yaşayabilir mi?” ve çok satanlardan ”Başka Tanrılar Arasında İsa” ve “Grand Weaver “(Büyük Dokumacı) sayılabilir. Zacharias’ın kitapları dünya çapında yüz binlerce kopya sattı ve bir düzineden fazla dile çevrildi.

Zacharias’ın kültüre yön verenlerle diyaloğa girmek için inanç savunmasıyla güçlendirilmiş müjdecileri eğitme arzusu, yıllar boyunca gayri resmi olarak gerçekleşiyordu, ancak nihayet 2004’te resmi hale geldi. 2004 yılı, pek çok açıdan hem Zacharias hem de RZIM için oldukça önemli bir yıl oldu: OCCA, yani Oxford Centre for Christian Apologetics’in kurulması, Wellspring International’ın hizmete başlaması ve Ravi’nin Birleşmiş Milletler Yıllık Dua Kahvaltısına katılması hep 2004 yılında gerçekleşti. OCCA, Profesör Alister McGrath’in, RZIM ekibinin ve Oxford Üniversitesi bünyesindeki Wycliffe Hall personelinin yardımlarıyla kuruldu. Zacharias burada 2007-2015 yılları arasında fahri Kıdemli Araştırma Görevlisi olarak bulunmuştu. Yaşamı boyunca Zacharias, Hristiyan düşüncesine yönelik hizmeti ve adanmışlığından ötürü 10 Fahri Doktorayla onurlandırılmıştı. Bunlardan biri, Amerika kıtasında kurulan en eski üniversite olan San Marcos Ulusal Üniversitesi’ndendi.

Yıllar boyunca OCCA, 50 ülkeden 400’den fazla öğrenciye eğitim verdi, bunlardan pek çoğu dünyadaki birçok arenada müjdeyi paylaşmaya devam ettiler. Bazıları Hristiyan organizasyonlarda müjdeci ve inanç savunucuları olarak açık bir çağrıyı izlemeye devam etti ve aralarından bazıları da tıpkı Zacharias’ın her zaman hayal ettiği gibi, farklı etki alanlarında rol almaya başladılar; sanat, akademi, iş dünyası, medya ve politika. 2017 yılında, müjdeyi etkili bir şekilde paylaşmak ve Hristiyanlığa karşı itirazları yumuşak huyla ve saygıyla cevaplamak isteyen herkesi donatma çalışmalarına devam etmek için başka bir inanç savunması eğitim kurumu olan Zacharias Enstitüsü, Atlanta’da RZIM’in merkezinde kuruldu. 2014 yılında aynı amaçla, bir internet tabanlı, çevrimiçi inanç savunması eğitim müfredatı olan RZIM Akademi’nin kurulmasının da temelleri bu yürek tutumuyla gerçekleşmiştir. 140 ülkede Akademinin kurslarıyla binlerce kişiye birçok dilde erişilmektedir.

OCCA ile aynı yıl, Zacharias hizmetinin yardımsever kolu olan Wellspring International’ı kurdu. Wellspring International, Ravi’nin annesinin yüreğindeki hep savunmasız, düşkün durumda olanlarla çalışma arzusuyla dolu anılarıyla şekillendi. Organizasyonun bu bölümü Zacharias’in kızı Naomi’nin liderliğinde yönetilmektedir. Sevginin en güçlü inanç savunması olduğu prensibi üzerine kurulan Wellspring International, dünyadaki savunmasız kadın ve çocukların kritik ihtiyaçlarını karşılayarak, yerel ortaklarla birlikte hizmet vermeye devam etmektedir.

Zacharias’ın 2004’te Birleşmiş Milletler Dua Kahvaltısına katılması onun küresel liderlik arenasında artan etkisini gösteren fırsatlardan biriydi. Bu fırsatların ilki Soğuk Savaş sona erdiği dönemde gerçekleşmişti. Onun uluslararası platformlardaki ve etrafında bulunan kişileri rahatlatan tavrı, ister Sovyet bir ordu lideriyle, ister prestijli bir üniversitenin kibirli yeni mezun genciyle olsun, pek çok yıldır kapalı duran kapıları açabiliyordu. Buna bir örnek de 1992’de Zacharias’ın Moskova’daki Lenin Askeri Akademisi’nde konuşmasının yolunu açan askeri lider General Yuri Kirshin’di. Zacharias, Sovyetler Birliği’nde zorunlu ateizmin nelere mal olduğunu gördü; dinin tümden terk edilmesi güç yanılsamasını ve kendini yok etme gerçeğini de beraberinde getirmişti.

Bir yıl sonra Zacharias, Kolombiya’ya giderek oradaki yargı mensuplarıyla konuştu. Bu Güney Amerika ülkesini etkisi altına alan, tutarlılıktan yoksun dünya görüşünü anlamak için ahlaki bir çerçevenin gerekliliği hakkında onlara seslendi. Zacharias’ın dünya sahnesindeki duruşu farklı kıtaları ve uzun yılları kapsıyordu. Ocak 2020’de, son ülke dışı gezisinin bir parçası olarak, sekiz sıklet dünya şampiyonu olan boksör ve Filipinler Senatörü Manny Pacquiao tarafından, Manila’daki Ulusal İncil Günü Dua Kahvaltısında konuşmaya davet edildi. Bu, Birleşik Arap Emirlikleri’ndeki Hoşgörü Yılı’nın bir parçası olarak Zacharias’ın Kasım 2019’da Abu Dhabi’deki Ulusal Tiyatro’da yaptığı konuşmasından sonra gelen bir davetti.

1992’de Zacharias’ın inanç savunması hizmeti, Harvard Üniversitesi kampüsünün ev sahipliğini yapılan ilk Veritas Forumu’nun gerçekleşmesiyle siyasi arenadan akademiye doğru genişledi. Bu ilk toplantının açılış etkinliğinde Zacharias’ın konuşmacı olması istendi. Zacharias’ın hafta sonu boyunca verdiği dersler, en çok satan kitaplarından  “İnsan Tanrısız Yaşayabilir mi?”nin ana hatlarını oluşturacak ve dünya çapındaki üniversite kampüslerinde konuşma fırsatları doğuracaktı. Ardından gelen davetler, Zacharias’a gençlerin hayatın anlamı ve kimliklerini bulmaya yönelik duydukları arzunun yoğunluğunu gösterdi. Bu ilk Veritas Forum etkinliğinden yirmi sekiz yıl sonra, son konuşma konusu da “Tanrı Var mı?” başlığındaydı. Miami Üniversitesi Watsco Merkezi’nde 7.000 kişiden fazla bir kalabalığa seslenmişti.

Bu soru aynı zamanda Amerika Birleşik Devletleri’ndeki en azami güvenliğe sahip, Angola Hapishanesi olarak da bilinen Louisiana Eyalet Cezaevi duvarlarının arkasında da sorulan bir soruydu. Zacharias yıllar önce Vietnam’da savaş esirleriyle dua etmişti, ancak ölüm cezasına çarptırılmış mahkûmlarla buluşmak onda daha da derin bir iz bırakmıştı. Zacharias, müjdenin özellikle en karanlık yerlerde lütuf ve güçle parladığına inanıyordu ve bu mahkûmlarla dua etmek “gözyaşlarını engellemeyi imkânsız kılıyordu”. Angola’ya üçüncü ziyaretiydi ve mahkûmlarla olan bu derin bağlantısından ötürü, bu mahkûmlar Zacharias’ın öldüğünde içine gömüleceği tabutunu yaparak ona verdiler. “Seeing Jesus from the East“ (İsa’yı Doğu’dan Görmek) kitabında şöyle yazdı: “Bu mahkûmlar bu dünyanın kendi evleri olmadığını ve hiçbir tabutun onlar için nihai varış noktası olamayacağını biliyorlar. İşte İsa bize bunun garantisini veriyor.”

Geçen yıl kasım ayında, Angola’ya yaptığı son ziyaretten birkaç ay sonra Zacharias, dünya çapındaki konuşmalarına ve yazı projelerine odaklanmak için RZIM Başkanlığı görevinden ayrıldı. Organizasyonun liderliğine Global CEO olarak büyük kızı Sarah Davis ve uzun süredir meslektaşı olan Michael Ramsden başkan olarak geçti. Davis, 2011 yılından bu yana RZIM’in Küresel Genel Direktörü olarak görev yaparken, Ramsden 1997’de Oxford’da organizasyonun Avrupa kanadını kurmuştu. 2018’de Zacharias, sonradan yerine geçecek olan Ramsden ile Lazar’ın Kıbrıs’taki mezarının önünde durduğu anısını anlatmıştı. Mezar taşında basitçe “Lazar, dört gündür ölü, Mesih’in dostu” yazıyordu. Zacharias Ramsden’e döndü ve  “Mesih’in bir dostu olarak hatırlanmasının tek isteği olacağını” söyledi.

Bu içerik, Ravi Zacharias Uluslararası Hizmetleri tarafından hazırlanmış,

RZIM İngiltere Ofisi’nden İçerik Sorumlusu ve bir dönem The Sunday Times of London’da bir gazeteci olarak çalışan Matthew Fearon tarafından kaleme alınmıştır.

Çeviri: Senem Ekener – Ali Akın.