Ravi Zacharias’tan Diriliş Günü Paylaşımı: Dönüm Noktası

“Bir olayın düğüm noktası” ya da “bir durumun düğüm noktası” ifadelerini sıklıkla duyarız. “Düğüm noktası” kelimesi Ortaçağ Latincesinden gelmektedir  ve anlamı “çarmıh” demektir. “düğüm noktası” kelimesi tarih içinde neden “kritik bir an” ya da “nokta” anlamlarıyla ilişkilendirilmiştir? Çünkü Mesih’in çarmıhı gerçekten de tarihin düğüm noktasıdır. Çarmıh olmazsa tarihin kendisi tanımlanamaz ya da doğrulanamaz. 

Tanımlanamaz derecede şiddetli bir acıdan kaynaklanan bir sancı hissettiğimizde, çoğunlukla duyduğumuz bir başka kelime daha vardır: ızdırap.  Bu kelime de Latinceden gelir ve “çarmıhın dışında” anlamına gelir. Zamanın ve insan deneyimlerinin tarihi boyunca, bu büyük çarmıh olayı, zamanı ve mekanı bölerek insan yüreğinin en derin acılarına konuşmuştur.

Fakat hayatımızda acı ve ızdıraptan fazlası da vardır. Biz ayrıca yüreğimizde oluşan derin açlıklarla yaşarız. Örneğin gerçeğe duyduğumuz açlık, adalete, bağışlamaya duyduğumuz açlık ve barışa duyduğumuz açlık gibi… Gördüğüm kadarıyla, dünyada bu açlıkların tamamının birbiriyle kesiştiği yalnızca bir nokta bulunmaktadır: Kusursuz barış ve kusursuz adaletin bir cuma günündeki ölüm ile bir olduğu yerde, yani Mesih’in çarmıhındadır.

Çarmıh, sevginin gerektirdiklerini tanımlar. Gördüğünüz gibi Hristiyan terminolojisinde sevgi yalnızca bir duygu veya Tanrı’yla barışmayı sağlayan bir ifade değildir. Tanrı’yla olan ilişkide, sevgi çiçek açarak tapınmaya dönüşmüştür. Bildiğimiz tüm dünyevi ilişkiler bir gün sona erecektir. Yalnızca tapınmada mucize ve gerçek birleşerek sonsuz birliğin bir ön izlemesini sunar. Tapınmadan gelen bu zenginlik, diğer tüm ilişkileri besler ve hayatın gerekli tüm adanmışlıklarını kutsal olarak kabul edebilmemize yardım eder.

Bu dünyanın kurtuluşa ihtiyacı olduğu daha önce hiç bu kadar açık bir şekilde görülmemiştir. Bu kurtuluşun bir bedelinin olduğunun da… Çarmıh, her zamankinden daha fazla, sözlerimizde ve özlemlerimizde, Tanrı’yla aramızda bir köprü kurmak için gereklidir. Çarmıh olmaz ise, bizi tüm gerçek, sevgi, adalet ve bağışlamadan ayıran uçurum kapanamaz. Çarmıhta bulduğumuz gizem ve sevginin derinliği asla tam anlamıyla kavranamaz, fakat bunun ihtişamına ve pahasına hayret etmek ve anlamını kutlamak bir Hristiyan’ın hayat boyu sürecek arayışı olmalıdır.

İşte bu nedenle biz Paskalya’yı yani Diriliş Bayramını kutlarız. Çarmıh, bu dünyanın sunduğu her şeye yönelik bir karşı görüş olarak var olmaktadır. Paskalya haftasını kutladığımız bugünlerde, yüreğiniz sizi hayranlık ve tapınmaya yönlendirsin.

Ravi Zacharias

Çeviri: Egesu Özkara

Düzelti: Serda Ayık Sez